4 Kasım 2008 Salı

BAL KLAVUZUNUN İLAHİSİ



Çarparak senin her şeyden örülmüş duvarına
Dedim bunlar benim lekelerimdir
Ey bütün seslerle beni çağıran
İçimdeki bu yabancı yağmuru dindir

Benle bütünleşiyor çünkü taşıdığım yük
Erimezse ne yaparım güneşi bekleyen kalbim
Eşyayla günlerim arasında biriken köpük
Harfleri değil mi ölüm kelimesinin

Açmak için gecenin bütün çeşmelerini
Siyah küller artıran kâbus aralığından
Geçeyim bir incir ve güvercin uykusuna
Geçeyim ötekiyle aynı rüyaya

Ben artık yankısıyım kendi sesimin
Ağzım kaynayan bir dua kovanı
Ve çocukken takındığım vişne küpesi
Ayet gibi çınlatıyor kulaklarımı

Kırılsın en büyük ayna olan toprak
Uykunun kız kardeşi saçlarımı öpmeden
Uçayım kan ve köpük saçarak
Adınla açılan aşkın penceresinden.

Murat Menteş

2 Comments:

  1. Erkanca said...
    Blogcular olarak Kurban Bayramında Karabük ilindeki Huzur Evine yardım kampanyası düzenledik Varmısınız? İlgili Link http://erkancablog.blogspot.com/2008/11/huzur-evleri.html ilginizi bekliyoruz.
    Şafak said...
    Çok güzeldi efendim çok...

    Muhabbetle...

Post a Comment