19 Kasım 2008 Çarşamba

hey bana bakın, bu tarafa...




Hey bana bakın, bu tarafa sağınızdayım,
hayır solunuzda şeytan nerde değilse ben ordayım
Biliyor musunuz?
Düşme anında paraşütüm açılmasa da sizin kadar alçağa düşmek istemem,

ölürken ağzının kenarında kalmış yağlı kelimeleri
melekler silerken bende yanınızda olucam..

çenenizi kucağınıza düşüren bu ölümü sessizlik çaputları ile bağlıcam
kutsallığımızı bölüşürken cennet mahkemeleri,
beş dakika hesaplaşma arasında cehenneminizi gerçekliğimle soğutucam
başınızda Yasin yanınızda amme okuyan bu küçük kızın hecelediği
ayetler gibi içinizde rötar yapan pişmanlık uçakları hızla düşecek yere
bakıp bakıp gülücem saç tellerim arasından
gök yüzü göründüğünde başımın göğe erdiğini başörtümle seyredicem
benim başımda bir gökyüzü örtüsü varken siz attığınız
yabani taşlarla ancak kendi ormanınızdaki
kaypak kuşları vurabilirsiniz..


Hey bana bakın, bu tarafa kuyudasınız diye
gökyüzü ufak görünüyor
korkarım birazdan Yusuf a.s. ile karşılaşacaksınız onu
Allah’ın kervanı kurtardı sizide kenan gibi gözyaşı döken
sizide özgürlüklerini bir kuyuya attığınız mazlumların yaşları batırsın


Hey bu tarafa bakın indirin duvarlardan kelepçeleri ve
güneşleri bunu şunu diğerini fırlatın bir duayla sen üstüne kalın bir vicdan,
sen üstüne biraz olsun merhamet al, sense en üstündesin göğün orda kal

Adın ne senin? Başörtüsü

Hemen yerini al ve orda kal

başüstüne bayım baş üstüne



Esra Elönü

0 Comments:

Post a Comment