15 Kasım 2008 Cumartesi

ULAK GELECEK…



“dudaklar sussa da kalbin yüz dili vardır..”
Ulak…
Uzak bir masal gibi biraz,

Biraz da sanki, en yakınlarda bir köyde yaşanmış gibi,
Nasıl bir öyküydü ki,
Nasıl bir beklenen…
Ulak aslında hiçte uzak değildi,
Herkesin içinde yaşattığıdır belki de ulak,
Herkesin gelmesini beklediği…

“insan sonunu bilmediği şeylerden korkar.”

Bir masal, hem korkutacak sizi, hem yüreklendirip cesaret verecek,
Bir masal, hem üzüp ağlatacak sizi, hem mutlu edip güldürecek.
Bir masal belki de sizin için bir adım olacak…

“yeri göğü yaradanım, kalbimde ve aklımdasın..”

O’nu hissettirecek ve yaşatacak,
O’na güvenip, O’na sığınacak,
O’nun göndereceği kurtarıcıyı bekleyip,
Yine O’nun göndereceğinden cesaret alacak…
O’nun sesi, O’nun sözünü duyuracak…
İçinizde O’nun varlığını yeniden bileceksiniz…


****

“yapan kadar, bilip de susan da günahkârdır..”

Bu masal içimizdeki karaları nura boyayacak belki de,
Sustuklarımıza bir ses olacak,
Sakladıklarımızı âyan edecektir…

“anlatmalı bu masalı, anlatmalı ki yüreğim sönsün…”

İçindeki yangınlardan kurtulmak için bir masal uydur şimdi,
Ve anlat bu masalı, herkese anlat…
Çünkü ;





“bir masala sırf anlatan inanırsa, o masal olur mu hiç?”

Evet, bir masal anlatın şimdi ve inanın,
Sonra anlatın o masalı ki başkaları da inansın
Olur ya inandıkça masalınızı yaşarsınız…

Davut’un dinlediği,
Ferhat’ın düşlediği,
Hekim’in hakikati,
Saffet’in rivayetidir bu masal…

“hayal kuran tüm çocuklara umutla adanmıştır”

Ulak gelecek…

Ulak gelecek…

Ulak gelecek…








2 Comments:

  1. Ahşabın Dünyası said...
    adaşım şiirlerini okudum çok güzel yüreğine sağlık...hayırlı akşamlar
    Ahşabın Dünyası said...
    Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

Post a Comment